ÖZGÜVEN

Özgüven insanın kendine duyduğu güvendir.İnsan doğduğu andan itibaren öğrenmeye başlar. Gördüğü her şeyi kayıt eder. Ellerine bakar kendine dokunur etrafındaki her şeyi öğrenmeye çalışır. Yapabildiği her şey onu çok mutlu eder. Oyuncağı tutması düşürüp tekrar eline alması onun kendi çapındaki başarısıdır.

Yürüdüğünde düşmesi tekrar ayağa kalkması koltuğa çıkması ,yemek yemesi, onun için başarılmış çok önemli şeylerdir. Bunları yaptıkça kendini bir zafer kazanmış olarak kabul eder.

Ancak çoğunlukla bunların onun için önemi pek algılanmaz. Düştüğü zaman onu hemen kaldırır , koltuğa kucağımıza alıp çıkarır, yemeğini yediririz. Böylelikle onun bir şeyleri başarmış olmasını engelleriz. Çoğuna göre bu iyi bir ebeveyn olmaktır çocuğu hiç düşürmeden büyütmüş, güzelce beslenmiştir.Ancak çocuğun başarma duygusunu tatmaması her işinin birileri tarafın dan yapılması. Ondaki mücadele gücünü kırar kendini başkalarının yardımı olmadan hiçbir şey yapamayacağını düşünür.Bundan sonrasın da kendisinin yapması gereken her şeyi başkalarına yaptırmaya başlar.

Okul çağına gelmiş olmasına rağmen giyinmeyi beceremeyen, banyosunu yapamayan hatta tuvalet temizliğini bile başkasına yaptıran, birilerini yardımı olmadan yaşayamayan bir birey oluvermiştir.

Çocuk büyüdükçe büyük bir titizlikle bize göre çok özenli büyüttüğümüz bu çocuktan yakınmaya başlarız.

 “kaç yaşına geldin hala giyinemiyorsun” yada “ hala yemeğini doğru düzgün yiyemiyorsun”

Bütün suç çocuğun mu sizce?

Bunları yazarken koçluğunu yaptığım bir öğrencim aklıma geldi.

Öğrenci ile ilk görüşmemi genellikle ailesi ile birlikte yapıyorum.Ada ile de ilk görüşmemi de annesi ile birlikte yaptık.

Ancak adaya sorduğum bütün soruları annesi cevapladı.Annesi varken Ada ile konuşamayacağımı anladım. Bu sebeple Ada ile yalnız konuşmak istedim.Ada ile yalnız kaldığımda. İlk önce neden benimle çalışmak istediğini sordum cevap tam tahmin ettiğim gibiydi  “ annem gelmemi istedi” yani kendini bu konu ile ilgili bir fikri yok Annesi düşünüyor kendisi yaşıyor.

Böyle bir çocuğun kişiliğini oluşturması mümkün mü sizce ?Yada annesin den uzakta ayaklarının üstün de durması,kendi  sorumluluğunu alması, kendine güvenmesi mümkün mü sizce?

Sonrasın da sosyalleşemeyen pısırık sorumsuz çocuklarımız olduğun da veryansın ediyoruz..Acaba böyle olmayı onlar mı istedi?

Hem doğduğun dan itibaren bir şeyleri başarmasına izin vermeyeceksiniz ve bunun adına da ilgili anne baba olmak diyeceksiniz.iyi anne baba olmak çocuğunun bütün işleri yapmak mıdır?.

Yoksa onun özgüvenini sağlayacağı ve kendi sorumluklarını kazanmasını sağlamak mıdır.

Ben öğretmenliğim sırasında bazı velilerden şu cümleleri duymuşumdur.

 “Hocam bu günkü ödevimiz ne” yada “ Bu gün ödevimizi yapamadık özür dileriz”

Aslın da ben hiç velilere ev ödevi vermem. Ödevi öğrenciye veririm. Ödevi yapması gereken de öğrencidir yapmadığı için özür dilemesi gerekende.

Böyle davranılan bir çocuktan sorumluluk gelişmesini bekleyebilir miyiz?Yada bir şeyleri kendi başına yapabilme gücünü?özgüvenini gelişmesi mümkün mü sizce?

Eğer çocuğunuzun özgüveni yüksek olarak büyümesini istiyorsanız onun yapması gereken her şeyi yapmasını sağlayın ilk başta başaramasa da mutlaka yapmaya çalıştıkça başaracaktır.

Büyüdüğün dede ne yaptığını bilen kendi ayakları üstünde duran özgüvenli çocuklarımız olur.

Kendi hayatı ile ilgili karaları verirken çok daha doğru karalar verebilir.Ebeveynlerin den yardım almadan yapması gereken işleri yapabilir.

Gördüğü her şeyi kayıt eder. Ellerine bakar kendine dokunur etrafındaki her şeyi öğrenmeye çalışır. Yapabildiği her şey onu çok mutlu eder. Oyuncağı tutması düşürüp tekrar eline alması onun kendi çapındaki başarısıdır.

Yürüdüğünde düşmesi tekrar ayağa kalkması koltuğa çıkması, yemek yemesi, onun için başarılmış çok önemli şeylerdir. Bunları yaptıkça kendini bir zafer kazanmış olarak kabul eder.

Ancak çoğunlukla bunların onun için önemi pek algılanmaz. Düştüğü zaman onu hemen kaldırır , koltuğa kucağımıza alıp çıkarır, yemeğini yediririz. Böylelikle onun bir şeyleri başarmış olmasını engelleriz. Çoğuna göre bu iyi bir ebeveyn olmaktır. Çocuğu hiç düşürmeden büyütmüş, güzelce beslenmiştir. Ancak çocuğun başarma duygusunu tatmaması her işinin birileri tarafın dan yapılması. Ondaki mücadele gücünü kırar kendini başkalarının yardımı olmadan hiçbir şey yapamayacağını düşünür. Bundan sonrasın da kendisinin yapması gereken her şeyi başkalarına yaptırmaya başlar.

Okul çağına gelmiş olmasına rağmen giyinmeyi beceremeyen, banyosunu yapamayan hatta tuvalet temizliğini bile başkasına yaptıran, birilerini yardımı olmadan yaşayamayan bir birey oluvermiştir.

Çocuk büyüdükçe büyük bir titizlikle bize göre çok özenli büyüttüğümüz bu çocuktan yakınmaya başlarız.

 “Kaç yaşına geldin hala giyinemiyorsun” ya da “ hala yemeğini doğru düzgün yiyemiyorsun

Bütün suç çocuğun mu sizce?

Bunları yazarken koçluğunu yaptığım bir öğrencim aklıma geldi.

Öğrenci ile ilk görüşmemi genellikle ailesi ile birlikte yapıyorum. Ada ile de ilk görüşmemi de annesi ile birlikte yaptık.

Ancak adaya sorduğum bütün soruları annesi cevapladı. Annesi varken Ada ile konuşamayacağımı anladım. Bu sebeple Ada ile yalnız konuşmak istedim. Ada ile yalnız kaldığımda. İlk önce neden benimle çalışmak istediğini sordum cevap tam tahmin ettiğim gibiydi  “annem gelmemi istedi” yani kendini bu konu ile ilgili bir fikri yok. Annesi düşünüyor kendisi yaşıyor.

Böyle bir çocuğun kişiliğini oluşturması mümkün mü sizce ? Ya da annesin den uzakta ayaklarının üstün de durması, kendi  sorumluluğunu alması, kendine güvenmesi mümkün mü sizce?

Sonrasın da sosyalleşemeyen pısırık sorumsuz çocuklarımız olduğun da veryansın ediyoruz.. Acaba böyle olmayı onlar mı istedi?

Hem doğduğun dan itibaren bir şeyleri başarmasına izin vermeyeceksiniz ve bunun adına da ilgili anne baba olmak diyeceksiniz. İyi anne baba olmak çocuğunun bütün işleri yapmak mıdır?.

Yoksa onun özgüvenini sağlayacağı ve kendi sorumluklarını kazanmasını sağlamak mıdır?

Ben öğretmenliğim sırasında bazı velilerden şu cümleleri duymuşumdur.

 “Hocam bu günkü ödevimiz ne” ya da “ Bu gün ödevimizi yapamadık özür dileriz

Aslın da ben hiç velilere ev ödevi vermem. Ödevi öğrenciye veririm. Ödevi yapması gereken de öğrencidir yapmadığı için özür dilemesi gerekende.

Böyle davranılan bir çocuktan sorumluluk gelişmesini bekleyebilir miyiz? Yada bir şeyleri kendi başına yapabilme gücünü?özgüvenini gelişmesi mümkün mü sizce?

Eğer çocuğunuzun özgüveni yüksek olarak büyümesini istiyorsanız onun yapması gereken her şeyi yapmasını sağlayın ilk başta başaramasa da mutlaka yapmaya çalıştıkça başaracaktır.

Büyüdüğünde ne yaptığını bilen kendi ayakları üstünde duran özgüvenli çocuklarımız olur.

Kendi hayatı ile ilgili karaları verirken çok daha doğru karalar verebilir.Ebeveynlerin den yardım almadan yapması gereken işleri yapabilir.

Aslında iyi anne baba olmak böyle bireyler yetiştirmektir.Çocuklarımızı aşırı korumacı tabiri caizse pamuklara sarıp büyütmek değil.