HER ÖĞRENCİ ZEKİ MİDİR?

Geleneksel eğitim sisteminde, bir öğrencinin başarılı kabul edilebilmesi için ya sözel olarak ya da sayısal olarak yetenekli olması gerekiyordu. O zaman öğrenci zeki sayılabiliyordu. Bu yönleri güçlü olmayan öğrenciler ise  “öğrenme özürlü” “ “Zeka özürlü”  veya  “Yavaş öğrenen” gibi olumsuz sıfatlarla etiketleniyordu.

Yapılan araştırmalar beyin gücünün herkeste aynı olduğu zeka kavramının doğru ve etkili öğrenme ortamı ile ilgili olduğu kalıtımın ise daha az önemli olduğu ortaya atıldı.

Bu buluş bütün ezberleri bozdu yani zeka belirtisi olan sayısal ve sözel zeka artık tek kıstas değildi.

Bu araştırmalara göre bireyin, sekiz farklı zeka alanın da olduğu belirtildi. Özellikle meslek seçilirken bireyin öne çıkan zeka alanlarının bilinmesi kişinin mesleği daha iyi yapması ve bu meslekte mutlu olması için önemli.

Prof Gardner, bu konuda en detaylı araştırmalar yapmış bir bilim insanıdır. Kaza ve hastalık sonucu kasar gören beyinleri incelemeler yapmış, insan beyninin farklı bölümlerden oluştuğunu ve her bölümünün özel işlevleri olduğu gerçeği ortaya çıkmıştır.

Prof. Gardner zekayı yeniden tanımladı. Her insan sahip olduğu zeka alanları ile birbirin den farklıdır. Farklı öğrenme, problem çözme ve yeteneklere sahiptir. Zeka hayat boyu farklı olay ve durumlarda problem çözme ve yeni ürünler çıkarma kapasitesidir.

Prof Gardner yıllarca zeki olma kavramını sadece sayısal ve sözel zeka ile ifade edenlerin anlayışını kırdı.

Çoklu zeka teorisi  temel esaslarını şöyle sıralayabiliriz.

Her insan zekanın tüm alanlarına sahiptir. Bu teoride tek bir zekanın geçerliliğini belirlemek yerine bütün zeka alanlarında yeteneğin olduğunu benimsemektir. Her insanda zeka alanlarını düzeyi farklılık göstermektedir.

Her insan çeşitli zeka alanlarının birini istediği zaman geliştirebilir. Çoklu zeka teorisi her bireyin yeterli imkan ve destek gördüğün de zeka alanların herhangi birisinde üst düzeye çıkabileceğini kabul eder.

Çoklu zeka teorisine göre zeka alanları

Mantıksal (matematiksel )zeka

Sözel zeka

Görsel zeka

Kinestetik , bedensel  zeka

Sosyal zeka

İçsel zeka

Doğaya dönük zeka

Müzik zeka

Gerçek hayatta zeka alanları tek başına çalışmaz.bir biri ile destek vererek çalışır.

Örneğin fen bilgisin de deney yapan bir öğrenci;

Deneyin nasıl yapılışını okuyarak sözel zekasını

Uygulanış aşamasında kinestetik bedensel zekasını

Deney den çıkan sonuçları çizelgeye yazdığı sırada matematiksel zekasını yaptığı deneyin görsel olarak çizdiğin de görsel zekasını

Deney yaparken arkadaşları ile işbirliği yapması ise sosyal zekasını kullanmasını sağlar.

Bu teoriye göre her öğrencinin gelişmiş olan bir yönü vardır. Önemli olan bu yönü ortaya çıkarıp geliştirmektir. Öğrenciyi farklı yönleri ile değerlendirmek onun var olan potansiyelini ortaya koyarak farklı alanlarda başarılı olabilmesi sağlanabilir.

Sadece matematik dersin de ya da Türkçe dersinde iyi olanları kapsayan bir eğitim anlayışı yerine tüm zeka alanlarını desteklene bilecek bir eğitim anlayışına geçmemizin zamanının geldiğine inananlardanım.

Meslek seçimlerinin öğrencilerin zeka alanlarına ve yeteneklerine göre seçildiğin de bu mesleklerde başarının artacağı aşikardır.

Mesleğin de mutlu ve başarılı bireyler Türkiye’yi geleceğe daha iyi taşıyacaktır.