BAŞARMA ARZUSU 

Öğretmenlik yıllarımdan bir anı paylaşmak istiyorum. Olayın üstünden yıllar geçtiği halde hala aklıma geldikçe etkilenirim.

Bulunduğum okulda 23 Nisan kutlamalarına çok önem verilirdi. Küçük bir köy okuluydu çalıştığım, okul sınıfların sayıları en fazla 20 öğrenciydi. Bu nedenle 23 Nisan için bir gösteri hazırlandığında sınıftaki bütün çocuklara görev verirdik. Böylelikle çocukların  hep birlikte bir şeyler yapmasını sağlar, her çocuğun özgüveninin gelişmesini sağlanırdı. Aileler 23 Nisan gösterilerini mutlaka izlemeye gelirdi. Çocuklarının resimlerini ve videolarını çekerlerdi.

Çocuklarının gösterilerini izlemek  onları oldukça mutlu ederdi.

O yıl nisan ayının başında sınıfım ile yapacağımız gösteriye karar verdik ve çalışmalara başladık.

Hazırladığımız müzikli gösteride, erkek öğrenciler belli bir karografi içinde kız öğrenciler ile dans ediyordu. İlk önce gösteride yapacağımız, dans figürlerini öğrendik. Sonrasında ise bu figürleri bir karografi eşliğinde birleştirdik. Her çocuk dans etme becerisi olarak aynı değildi. Aslında önemli olan da profesyonel dans etmek değil, elinden gelenin en iyisini yapmaktı. Sınıfta Hande bir kız öğrencim vardı. Genellikle pek konuşmayan içine kapanık bir öğrenciydi. Ancak bu gösteriyi yapmaktan çok büyük zevk aldığı belliydi. Yaptığımız provalarda iyi yapabilmek için o kadar çok gayret ediyordu ki.bu her halinden belli oluyordu.hatta hareketleri güzel yapabilmek için biraz abarttığı da oluyordu. Ama her haliyle çok güzeldi içindeki cıvı cıvıl çocuğun çıkması etrafına hiç olmadığı kadar neşe saçmasına sebep oluyordu.

Onun bu gayretinden dolayı en önde oynamasının onun kendine olan güveninin artmasına sebep olacağını düşündüm. Hande bunu başarmayı çok istiyordu. Yapabilmek için ise elinden gelenin fazlasını yapmaya çalışıyordu.

Onun önde oynaması diğer öğrenciler tarafından biraz kıskanılmış, pekte uygun bulunmamıştı. Bu durum onun büsbütün heveslendirdi. Daha da gayret etmesine neden oldu.

Gösteri kıyafetini ilk alan hande idi. Saçlarını dahi nasıl yapacağna karar vermiş tokalar almıştı.

Sonunda gösterilerini yapacakları bayram günü geldi çattı. Sabahleyin okula gititğim ilk anda beni Hande karşıladı çok heyecanlıydı. Özenle giyinmiş saçlarını yapmış belki de ilk defa kendini bu kadar güzel hissediyordu. Kendisine çok güzel olduğunu söyledim mutluluktan uçmuştu gözlerinin içi gülüyordu.

Gösteri müziği  başladı öğrenciler günlerdir prova yaptıkları dans gösterilerini sunmaya başladılar. Bana göre çok güzel yapmışlardı. Gösteri bittikten sonra onları tebrik ettim. Hepsi ellerinden gelenin en iyisini yapmışlardı bana göre. Hande ise biraz üzgündü. Dün gösteride heyecandan bazı karışıklıklar yapmış, ama hemen düzeltmişti. Bunu çok kafasına takmamasını böyle şeylerin herkes tarafından yapılabileceğini, yaptığı hatanın onun zannettiği gibi çokta fark edilmediğini söylememe rağmen pekte ikna olmamıştı.

Yanımdan ayrılıp annesinin yanına gitti. Az sonra annesinin yanında olmadığını gördüm. Merak ettim bahçede ya da arkadaşlarının yanında da değildi. Kimse de nereye gittiğini bilmiyordu. Annesi güzel oynayamadığı için ona kızdığını söyledi. O an başımdan aşağı kaynar sular boşaldı. Sanki günlerdir yapmaya çalıştığım her şey darma dağınık olmuştu. Tam Hande kendine güvenmeye başladı. Artık daha neşeli kendine güvenen bir kız oldu derken annesinin bu tepkisi ile hepsi yerle bir olmuştu.

Okulda olabileceğini düşündüm sınıfa gittim. Sınıftaydı. Hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Bütün hevesi gitmiş gözlerin deki ışık sönmüştü. Ne kadar teselli, etmeye çalışsam da içindeki yıkıntıyı tamir edemedim.

Ertesi  gün okula geldiğinde eski haline bürünmüş, sessiz neşesiz hande olmuştu. O olayın ardından onu hiçbir zaman öyle neşeli ve heyecanlı görmedim. Bir daha hiçbir gösteride aynı gayreti göstermedi. Hatta oynamak istemedi.Güzel oynayamadığını kabullenmiş, bunun düzelmeyeceğine inanmıştı.

Bazen mükemmelliği aradığımızda bulabildiğimiz kadarını da bulamayabiliriz. Çocuklarımızın bizim desteğimize  ihtiyacı vardır. Onlara bu desteği verdikçe onlar mükemmelleşir.

Önemli olan ne  kadar mükemmel yaptığı değil, yaptığı şeyi şevkle ve elinden gelen en iyisini yapmaya çalışmış olmasıdır. Bu gayretini takdir ettikçe yapabilmesi için ona daha büyük güven veririz. Başarabileceğine inancı artar  başarmak için daha çok gayret eder.

Bütün çocukların gözlerindeki ışığın hiç sönmemesi dileğiyle…..