Başarı

Her insana göre başarı tanımı farklıdır. Kimine göre çok para kazanmak, kimine göre kariyer yapmak, kimine göre sınavda derece yapmak, kimine göre ise geçen yıla göre iki katı ürün almak. Bu örnekler bu şekilde uzar gider.

Peki sizin başarı tanımınız nedir?

Başarıya ulaşmak için neler yaparsınız?  

Nedir başarının sırrı?

Bu soruları sorduğumuzda da herkesten farklı cevaplar alırız. Ancak ortak olan birkaç yön vardır.

Birincisi bir olaya başarı denebilmesi için kolay elde edilmiş olmamalıdır.  Başarının altında mutlaka bir emek olmalıdır.  Kolaylıkla elde ettiğimiz şeyler bizi çokta gururlandırmaz. 

Düşünsenize çok zenginsiniz sıradan bir araba almak sizi ne kadar mutlu eder. Oyuncak araba almak gibi bir şeydir yapılan. Ancak uzun bir süre sonra aldığınız araba sizi mutlu eder çünkü altında büyük bir emek vardır.

Diyelim öğrencisiniz, sizi mutlu eden başarı emek harcayarak ,günlerce çalışarak elde ettiğiniz başarılar değil midir?

O zaman ikinci  olarak başarının sırrı ise ulaşılmak istenen hedefin zorluk derecesidir.  Bizim için o hedefe ulaşmak ne kadar zor ise o başarı o kadar parlak olur.  Aynı zamanda ulaşılan hedefin toplum tarafından da, başarı olarak adlandırılması da önemlidir.  Toplum standartları genellikle bizi yönlendirir. Çünkü insan sosyal bir varlıktır. Toplumdan soyutlanarak yaşaması mümkün değildir.

Bir çekirge düşünelim. Bu çekirgeyi bir bardağın içine koyduk eğer atlayabileceği bir derinlikte ise çok kısa bir zamanda bu bardaktan çıkabilir. Bu onun için hiçte zor değildir. Kimse de buna “nasılda bardaktan çıktı diye”şaşırmaz. 

Ancak aynı çekirgeyi sıçrayabileceğinden daha derin bir yere koyarsak ne olur? Tabiî ki çekirge kaptan çıkabilmek için, daha yükseğe sıçraması gerekecektir. Bunu yapabilir mi?

Kesinlikle yapar, çünkü yaşaması bu kaptan çıkmasına bağlıdır. Ancak birçok denemeden sonra çıkar yani birçok kez başarısız olur sonra başarır.

Hayatta da öyle değil midir ? başarıya ulaşmak için bir çok kez başarısız olunmuş, en sonunda başarı gelmiştir. Birçok başarı öykülerini okuduğumuzda, bunu çok rahat görebiliriz. Hemen akla gelen örnek Edisonun ampulü bulmasıdır. 2000 aşkın deney sonrasında bulabilmiştir.  Önemli olan hiç hata yapmamak değil hatalardan çok iyi dersler çıkarabilmektir. 

Tekrar çekirge deneyine dönecek olursak. Çekirgeyi daha çok atlamaya sevk eden şey yaşam mücadelesidir. Bulunduğu yerde yaşamını sürdürebilecek olması halinde çekirge performansını yükseltmek için o kadar mücadele etmez.

Eğer ulaşmak istediğimiz hedef bizim için çok da önemli değilse, hayatımızda çok fazla değişiklik yapmayacaksa, ya da bizim değil başkalarının hedefi ise bu hedef için çok da fazla mücadele etmeyiz. 

Bazen çalıştığım öğrencilerde bunu çok rahat gözlemliyorum. Sınav senesi gelmiş yoğun bir şekilde sınava hazırlanıyor ancak hedefini sorduğumda, bir hedefi yok ya da ailesinin onun için istediği hedefi söylüyor.  Benim için fark etmez diye cevaplar da alıyorum. Sanki ulaşacağı hedef başkasını hayatını etkileyecek. Onun hayatında hiçbir şey değiştirmeyecek. Böyle durumlarda o öğrenciden fazlaca fedakarlık etmesini isteyemezsiniz. Zaten yapmazda.

Ancak hedef öğrencinin hayallerini süslüyor. Hayal ettiğinde bir mutluluk veriyorsa bu uğurda her fedakarlık yapılır. Aynı zamanda yapılan çalışmadan da maksimum sonuçlar alınır. İlk önce hedeflerinizin sizin için önemini sorgulayın. Sizin için ne kadar önemli?hayatınızda neler değişecek? Bu hedefe vardığınız da kendinizi nasıl hissedeceksiniz?

Gibi sorular sorun ve yanıtlarını düşünün emini başarmanız da en büyük yardımcı olacaktır.

Son olarak ulaşmak istediğimizi, defalarca hayal etmeli ve zihnimizde yaşamalıyız. Böylelikle motivasyonumuzu her zaman taze tutar çalışmaya daha çok sarılırız. Beynimizi bu yöne yönlendirmek düşüncelerimizi yönetebilmek bizim istediğimi hayatı yaşamamızı sağlayacaktır.

Koçluk ve diğer hizmetlerimiz hakkında bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.